Site Network: Personal | My Company | Artist projects | Shop


 

News,Open Source Software,Linux, Technology, Debian, GNU,GPL, Özgür Yazılım, Teknoloji, Internet, Haberleri.



TRT FM'de Linux Sohbeti!

29.09.2005 00:06 - 29 Eylül Perşembe günü saat 15.30 - 16.00 arası TRT FM'de Linux işletim sistemi hakkına Canlı program düzenlenecektir. Haydi Penguen'ler Radyo başına :)
Frekans:95.6 FM

posted by gildorx @ 9/29/2005 12:16:00 ÖS, , links to this post




Dünyanın En Ucuz En Küçük Sunucusu ve Debian

29.09.2005 11:03 - 400 mhz Power PC işlemci, 64 MB Ram, 256 ya da 512 MB Flash Memory, MMC slotu, Biyometrik tarayıcı ve USB 2.0 arabirimi olan bir "sunucu" satılıyor. Boyutları cep telefonunuz kadar olan bu sunucu 2.6.10 serisi bir kernel üzerinde ve Debian GNU/Linux temelli bir sistemde çalışıyor. Tasarımı karizmatik, fiyatı da sudan ucuz (199 $) BlackDog. 2 sn de boot edebilen bu sunucunun bir diğer avantajı ise 50.000 $ ödüllü bir yarışma ile bu sunucu için optimize edilmiş programlar yazmaya teşvik edilmiş olunması... Platform desteği ve SDK kiti ile göz dolduran bu sistem ile teknolojinin sınırları zorlanmayı bekliyor... Hadi hep beraber... :)

posted by gildorx @ 9/29/2005 11:03:00 ÖÖ, , links to this post




GNU 22 Yaşında...

28.09.2005 18:20 - "FM tarihinde bugün" de tongucyumruk'un 2003 yılında geçtiği haber gözüme çarptı... Tekrar hatırlamakta fayda var : Xerox , Stallman, ve GNU... İyiki doğdun GNU !

posted by gildorx @ 9/28/2005 06:20:00 ÖS, , links to this post




Eclipse Platformu için JavaScript Eklentisi: JSEclipse

28.09.2005 01:31 - Eclipse Platformu için ücretsiz JavaScript eklentisi olan JSEclipse, Eclipse Platformu üzerinde JavaScript geliştirmek isteyenlere bir çok kolaylık sağlıyor. JSEclipse'in özellikleri şöyle:
* JavaScript fonksiyonları ve sınıfları için kod tamamlama ile daha hızlı ve hatasız programlama sağlıyor.
* JavaDoc için kod tamamlama ile belgeleme yapmayı kolaylaştırıyor.
* Üzerinde çalışılan JavaScript dosyalarındaki fonksiyon ve sınıf isimleri Outline penceresinde
görüntülenerek, kolaylık sağlıyor.
* Hata ve uyarı raporlama sistemi ile sorunların kolayca çözülmesini sağlıyor.

Eclipse Platformu Nedir?
Eclipse Platformu, başta Java olmak üzere bir çok dilde geliştirme yapmak isteyenlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmış açık kaynak bir geliştirme ortamıdır. Eclipse Platformu'nun en güçlü olduğu yanlardan biri, eklentiler sayesinde yeteneğinin arttırılabilmesi ve programlama dili desteğinin genişletilebilmesidir. Bu adresten Eclipse için yazılmış ücretli ve ücretsiz onlarca eklentiye ulaşabilirsiniz.

posted by gildorx @ 9/28/2005 01:31:00 ÖÖ, , links to this post




Lisp Çalışma Grubu Etkinliklerine Başladı

27.09.2005 14:23 - İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden Bilgisayar Bilimleri bölümü asistanlarının inisiyatifi ile kurulan ve tüm ciddi heveslilere açık olan (İstanbul Bilgi Üniversitesi Lisp Çalışma Grubu) bundan kısa bir süre önce kuruldu ve faaliyetlerine başladı. Geçen hafta, Cuma akşamı 18:30 - 2:30 arasında Marco Baringer'in Emacs + SLIME ortamının sağladığı tam teşekküllü IDE (Integrated Development Environment) sistemini tanıttığı video gösterimi ile başlayan etkinlikte, söz konusu video Lisp Çalışma Grubu üyeleri ile birlikte etkileşimli olarak izlendi, bir güzel didiklendi. Daha sonra hep birlikte doğaçlama ve keyifli, damardan bir teknik sohbete doğru yelken açılmaya başlandı. Üye dağılımına baktığımızda ilk kez Lisp ile uğraşanlar, 1-2 yıldır Lisple uğraşanlar, birkaç yıl önce biraz Lisp ile robotik, vs. çalışmaları yapmış olanlar ve 15 yılı aşkın süredir ticari projelerde Lisp kullananların bulunduğu çalışma grubu e-posta listesi üzerinden yoğun olarak iletişim kurmakta ve sonraki çalışmaları planlamakta. İlginenenleri bekliyoruz.

posted by gildorx @ 9/27/2005 02:23:00 ÖS, , links to this post




Google Code Jam'05 Sonuçları Açıklandı!

27.09.2005 09:56 - Evet kazananlar belli oldu. Birinciye verilecek olan 10.000$'lık ödülü Polonya'dan, Varşova Üniversitesi'nden Mark Cygan kazandı. İkinci Hollanda'dan, Twente Üniversitesi'nden Erik-Jan Krijgsman, üçüncü ise Moskova Eyalet Üniversitesi'nden Pyotr Mitritchew. İlgili habere ulaşmak için buraya ve Google Code Jam'05 hakkında daha fazla bilgi almak için ise buraya bakabilirsiniz.

posted by gildorx @ 9/27/2005 09:56:00 ÖÖ, , links to this post




Firefox 1.0.7 çıktı

24.09.2005 - Firefox’un yeni güvenlik güncellemelerini içeren sürümü 1.0.7 çıktı.
1.0.7 ile birlikte IDN taşkını, Linux’ta komut satırından URL girme ve vekil sunucu bağlantısı gibi güvenliği ilgilendiren sorunlar çözülürken, daha önceki Firefox sürümlerinde giderilen ancak 1.0.6?da yeniden ortaya çıkan bazı hatalar da ortadan kaldırılmış oldu.
Güncellenmiş sürüme Mozilla Türkiye ana sayfasından ulaşabilirsiniz.

posted by gildorx @ 9/24/2005 05:24:00 ÖS, , links to this post




Kde 3.5 birinci Beta sürümü çıktı

23.09.2005 13:22 - Kde geliştiricileri Kde'nin 3.5 beta sürümü 21 Eylül itibariyle çıkardılar. Bir çok yazılım halihazırda geliştirildiği için, çoğu özellikler daha eklenmemiş. Kde 3.5 Beta1 sürümü,eski sürümleri gibi Qt3 kullanıyor. Geliştiricilerin dediğine göre Qt 3.3.5 daha desteklenmiyor. Yeni özellikleri bu sayfadan öğrenebilir, güncel halini şuradaki sunuculardan çekebilirsiniz. Eğer nasıl göründüğünü ve özeliklerini merak ediyorsanız, aşağıdaki linkler merakınızı az da olsa giderecektir.
http://jrepin.blogspot.com/2005/07/jlps-kde-35-previews-part-1.html
http://jrepin.blogspot.com/2005/08/jlps-kde-35-previews-part-2.html
http://www.canllaith.org/svn-features/22-06-05.html
http://www.canllaith.org/svn-features/14-07-05.html
http://www.canllaith.org/svn-features/17-08-05.html


posted by gildorx @ 9/23/2005 01:22:00 ÖS, , links to this post




LINUXnet 4. Sayı Çıktı

22.09.2005 21:27 - LINUXnet'in 114 sayfalık 4. sayısını, tam sürüm Fedora Core 4 dağıtımı ve LINUXnet Özel CD'sinden oluşan 5 CD'lik özel setiyle beraber bayilerden edinebilirsiniz. İçerik hakkında daha detaylı bilgiyi www.linuxnet.com.tr adresinden edinebilirsiniz.

posted by gildorx @ 9/22/2005 09:27:00 ÖS, , links to this post




NetLogo 3.0 Çıktı

21.09.2005 15:12 - Multi-agent programlama ve modelleme için en çok kullanılan yazılım geliştirme ortamlarından biri olan NetLogo'nun 3.0 sürümü duyuruldu. Bu sürümde üç boyutlu grafikler, Sistem Dinamikleri Modelleme, gelişmiş grafik özellikler mevcut. 3D graphics, a System Dynamics Modeler, improved turtle pens, improved BehaviorSpace, and other enhancements. Here's a complete list of changes. Try it and let us know what you think. Detaylı değişiklik listesine buradan erişebilirsiniz. Ayrıca sistemde kullanılabilen modelleri web tarayıcınızda da görmeniz mümkün. (Dikkat, tüm gününüzü alabilir, dalıp gidebilirsiniz, tehlikeli :)

posted by gildorx @ 9/21/2005 03:12:00 ÖS, , links to this post




LKD - Özgür Yazılım, Linux, GNOME, Mono: Yakın Tarih Semineri

21.09.2005 00:13 - Linux Kullanıcıları Derneği, IBM İstanbul Linux Serbest Yazılım Merkezi'nde, 22 Eylül Perşembe günü, Saat 17:00'de Enver Altın tarafından sunulacak "Özgür Yazılım, Linux, GNOME, Mono: Yakın tarih" isimli semineri düzenleyecek. Katılımın ücretsiz ve herkese açık olduğu seminere konuyla ilgilenen herkesi bekliyoruz. Ayrıntılı bilgi: Seminer Çalışma Grubu web sayfası.

posted by gildorx @ 9/21/2005 12:13:00 ÖÖ, , links to this post




Opera Artık Tamamen Bedelsiz ve Reklamsız

20.09.2005 16:24 - Opera internet tarayıcısının bedelsiz olarak dağıtımına başlandı. Daha önce ücretsiz sürümlerinde programın içinde görünen reklam penceresi ve bu pencereyi yok etmek için ödenen kayıt ücreti artık yok. Tab-Browsing, Mouse Gestures gibi pek çok kullanışlı özellik ile bizi tanıştıran Norveçli yazılım firması Opera Software'in başkanı Tetzchner, Bu sayede daha çok insanın Opera kullanarak "En iyi Internet Deneyimi"ni yaşayacağını söyledi.

posted by gildorx @ 9/20/2005 04:24:00 ÖS, , links to this post




Firefox'ta yeni bir güvenlik açığı ve çözümü

19.09.2005 17:19 - Firefox'da ve aynı kod tabanını kullanan bazı ürünlerde tehlikeli bir güvenlik açığı tesbit edilmiş, habere ait link aşağıda :
http://www.net-security.org/

Kalıcı bir çözüm çıkana kadar güvenlik açığını önlemek için aşağıdaki linkteki yamanın Firefox'a yüklenmesi gerekiyor :

http://ftp.mozilla.org/
Açığa, önleme için gerekli yamaya ve yamanın tam yüklenip yüklenmediğini test etmeye dair bilgiler ise şu sayfada (yamayı yükledikten sonra Firefox'u tamamıyla kapatıp yeniden açmak gerekiyor) :
https://addons.mozilla.org/

posted by gildorx @ 9/19/2005 05:19:00 ÖS, , links to this post




Yahoo! Instant Search'u Duyurdu

18.09.2005 23:02 - Yahoo! daha siz sorgu metnini yazarken sonuçları ekrana getiren Instant Search'ü test etmeye başladı.

posted by gildorx @ 9/18/2005 11:02:00 ÖS, , links to this post




Slackware 10.2 Duyuruldu!

16.09.2005 14:58 - Unix'e en çok benzeyen Linux işletim sistemi Slackware'in 10.2 sürümü duyuruldu. Çekirdek 2.4.31, fakat kurulumda açılış esnasında SCSI, RAID, SATA desteği olan test26.s ile sistemi kurabilirsiniz. Masaüstü ortamı olarak Kde 3.4.2 ve XFce 4.2.2 dağıtımla birlikte sunulmakta.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.slackware.com/announce/10.2.php

posted by gildorx @ 9/16/2005 02:58:00 ÖS, , links to this post




E-Lapis Dergisinin 3. Sayısı Çıktı

15.09.2005 15:14 - "Çeşitli sebeplerden dolayı E-Lapis dergisinin 3. sayısının çıkış tarihi ertelenmişti. Fakat sonuçta güzel bir şeyler çıkarttığımıza inanıyor ve e-lapis dergisinin 3. sayısını http://www.e-lapis.org adresinden indirebileceğinizi duyurmak istiyoruz. Dergimizin yeni sayısı farklı konulardan ve zevkle okuyacağınız dolu dolu sayfalardan oluşuyor. Derginin hazırlanmasında emeği geçen bütün arkadaşlara tekrar teşekkür ediyorum. Emeği geçen bütün arkadaşlarımız, "İsteyince Olur" teorisini kanıtlarcasına çalıştı ve başardı."
E-Lapis Dergisi Gönülleri http://www.e-lapis.org

posted by gildorx @ 9/15/2005 03:14:00 ÖS, , links to this post




Google ile Bloglar da Aranacak

15.09.2005 15:09 - Google blogların aranmasını sağlayan bir hizmet başlatıyor. Bu şekilde, sadece google 'ın sahibi olduğu blogger.com 'a kayıtlı bloglar değil, internetteki tüm bloglar aranabilecek. Şimdilik sadece haziran 2005 sonrası gönderilenler kayıt edilebiliyor fakat bloglardaki daha eski yazılarında sisteme kayıt edilmeye çalışıldığı google tarafından bildirildi. Bu hizmet sayesinde bloglardaki spesifik yazılara da ulaşılabilecek.
Kaynak: news.bbc.co.uk

posted by gildorx @ 9/15/2005 03:09:00 ÖS, , links to this post




GNU Dokümanları Debian'dan çıkıyor mu?

14.09.2005 15:51 - Bu azıcık kışkırtıcı başlık nereden geliyor? Debian, FDL dahil kimi dokümantasyon lisanslarını özgür bulmadığı için bu lisansa sahip paketleri main arşivinden kaldırıyormuş...
Kaynak : gezegen linux , Erçin Eker

posted by gildorx @ 9/14/2005 03:51:00 ÖS, , links to this post




OpenBSD pf ve Squid ile Transparent Proxy Kurulumu

13.09.2005 22:51 - OpenBSD 3.7 işletim sistemi üzerinde Packet Filter ve Squid kullanarak Transparent (şeffaf) proxy kurulumunu anlatan belgeye http://www.enderunix.org/docs/squid.pdf adresinden erişilebilir. Belge beta seviyesindedir, Linux ve FreeBSD desteği de eklendikten sonra tam sürümü yayınlanacaktır.

posted by gildorx @ 9/13/2005 10:51:00 ÖS, , links to this post




Bilişim Sözlüğü Artık Bedava

13.09.2005 17:12 - Pusula YAYINCILIK tarafından kitap olarak yayınlanan ve büyük ilgi gören 17.000 terimlik İngilizce-Türkçe Ansiklopedik Bilişim Sözlüğü, Eylül 2005 itibariyle artık ücretsiz bir bilgisayar programı olarak yayında. Adresi: www.bilisimsozlugu.com

posted by gildorx @ 9/13/2005 05:12:00 ÖS, , links to this post




Etkinlik Dediğin Böyle Olur: Accelerating Change 2005

13.09.2005 14:13 - Etkinlik dediğin böyle olur. Vernor Vinge, Ray Kurzweil, Peter Norvig, Rudy Rucker, Terry Winograd gibi efsane isimlerin bir araya geldiği Accelerating Change 2005 konferansı bu sene Stanford'da düzenleniyor. Kaynak: planet.lisp.org

posted by gildorx @ 9/13/2005 02:13:00 ÖS, , links to this post




LKD - SQL'e Giriş Semineri

13.09.2005 00:46 - "Linux Kullanıcıları Derneği, Ankara IBM Kamu Linux Yetkinlik Merkezi'nde, 15 Eylül 2005 Perşembe günü, Saat 15:00'de Devrim Gündüz tarafından sunulacak "SQL'e Giriş" semineri düzenleyecek. Katılımın ücretsiz ve herkese açık olduğu seminere konuyla ilgilenen herkesi bekliyoruz."

posted by gildorx @ 9/13/2005 12:46:00 ÖÖ, , links to this post




Ubuntu Breezy Badger Geliyor!

12.09.2005 11:37 - Yakın bir tarihte Tux Award kazanan, hepimizin sevgilisi Ubuntu Breezy Badger (5.10) ile görücüye çıktı (Preview Release). Hataların ayıklanması ve stabil sürümün ilan edilmesi için pre-relase niteliğinde çıkan bu sürümde her zamanki gibi trendy (moda) ve friendly (kullanıcı dostu) uygulamalar yer alıyor.

posted by gildorx @ 9/12/2005 11:37:00 ÖÖ, , links to this post




Türkçe wiki motoru Wikepage 2005.4 çıktı.

11.09.2005 20:48 - Wikepage, wiki siteleri / kişisel / iş sitelerini veritabansız, çokludilde, banner desteği ile yapabilen sadece 27Kb'lık bir PHP kodu. Yeni sürümün özelleri arasında: Wikispam önleme amaçlı nofollow linkler, tema desteği, optimize kod, yeni dizin yapısı, tek dosya i18n desteği, yeni tema gösterilebilir. Ayrıntılı bilgi ve demo site Wikepage internet sitesinde.

posted by gildorx @ 9/11/2005 08:48:00 ÖS, , links to this post




iPod Ailesi'nin Yeni Üyesi!

09.09.2005 13:59 - iPod ailesinin yeni üyesi iPod nano aramıza katıldı. 2 GB ve 4 GB'lik seçenekleri ile iPod Shuffle'ın abisi olan ürün hakkında daha fazla bilgi için buraya bakabilirsiniz.
(Not: "Ah bir de alo diyebilseydim" diyenlerde buraya baksınlar.)

posted by gildorx @ 9/09/2005 01:59:00 ÖS, , links to this post




Google Earth Tayland'ı rahatsız etti

08.09.2005 23:00 - Tayland yönetimi, resmi binaları en ince ayrıntısına kadar gösteren "Google Earth" programından şikayetçi olarak Google şirketine resmi başvuruda bulundu.

Taylandlı yetkililer, Google Earth isimli programda devlet binalarının çok açık ve net bir şekilde görülüyor olmasını fark ettikten sonra güvenlik birimleri ve iletişim uzmanları ile görüştü. Ardından da Google şirketine resmi bir başvuru yaparak, devlet binalarının görüntülenmesinin engellenmesini istedi. Konu hakkında bir açıklama yapan Tayland Silahlı Kuvvetler sözcüsü Tümgeneral Weerasak Manee-in, "Bu resimlerin özellikle de resmi binaların görüntülenmesinin sınırlandırılması konusunda çalışmalarda bulunuyoruz." dedi. Google Earth programı, dünyadaki bütün yerlerin 3 boyutlu bir şekilde görüntülenmesini sağlıyor. Program ayrıca kullanıcılara sanal bir şekilde binaların içine kadar girmelerini sağlıyor.

posted by gildorx @ 9/08/2005 11:00:00 ÖS, , links to this post




Ücretsiz Linux CD Projesi

08.09.2005 11:32 - Oktay Altunergil tarafından kurulan ve Jeremy Hise, David Ky ve Emre Sağlam tarafından destek verilen Ücretsiz Linux CD Projesi, isteyen herkese ücretsiz Linux CD'si ulaştırmayı amaçlayan bir oluşum.
Sistemin çalışma şekli şöyle: PayPal aracılığıyla para yardımında bulunabilir veya elinizdeki kullanmadığınız Linux CD'lerini bağışlayabilirsiniz. Sizin işe yaramadığını düşündüğünüz ve çöpe atacağınız Linux CD'si Dünya'nın başka bir bölgesinde, başka birinin belki de çok acil ihtiyaç duyduğu bir Linux CD'si olabilir.
Bu oluşum, size CD göndereceğini veya zamanında göndereceğini garanti etmiyor. Eldeki imkanlar dahilinde ve gelen yardımlara bağlı olarak CD gönderebiliyorlar.
Siz de elinizde bulunan kullanmadığınız Linux CD'lerini bağışlayarak bu projeye destek olabilirsiniz.
Ayrıca, konuyla alakası yok ama, Ubuntu Linux sahibi olmak isteyenler de, Ubuntu'nun sitesinden istekte bulunabilirler. Ben 10 tane CD istedim. 1 ay sonra Amsterdam postanesi çıkışlı bir zarf ile Ubuntu CD'lerim bana ulaştı ve çevremdekilere dağıttım. Bu tür şeylerin olması ve gerçekten yapılması güzel bir şey. Linux'un ruhuna ve felsefesine uygun. Kaynak : Fazlamesai - Soulblighter

posted by gildorx @ 9/08/2005 11:32:00 ÖÖ, , links to this post




Gnome 2.12 Çıktı!

08.09.2005 11:29 - Evet bugün itibariyle Gnome 2.12 çıktı. Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

posted by gildorx @ 9/08/2005 11:29:00 ÖÖ, , links to this post




AspectJ'nin lideri Spring'e katılıyor

08.09.2005 10:53 - Java'da İlgiye Yönelik Programlama'ya (Aspect Oriented Programming) imkan veren AspectJ projesinin lideri Adrian Colyer, Spring Framework için interface21 şirketine katılıyor. Adrian Colyer, IBM'den interface21'e ekim ayında geçecek, ancak AspectJ projesinin liderliğini de sürdürecek. Spring Framework ile AspectJ'nin mevcut uyumunun, bu katılımdan sonra artarak devam edecek olması, Java'da ilgiye yönelik programlama yapan yazılımcıları fazlasıyla memnun edeceğe benziyor.

posted by gildorx @ 9/08/2005 10:53:00 ÖÖ, , links to this post




C Nedir? &Temel Bilgileri

06.09.2005 18:19 -

C Nedir?
C programlama dili, Dennis Ritchie tarafından Bell laboratuarlarında yapılmıştır. PDP-11 ile Unix altında çalışmak için yapılmış olmasına rağmen, ilgi üzerine MS-DOS altında çalışacak hale getirilmiştir. Basitliği, oluşan kodun küçüklüğü, ve her çeşit programlamada kullanılabilmesi, C yi popüler bir dil yapmıştır.

Temel Bilgiler
Bu dili anlatırken azda olsa belli bir düzeyde programlama bilgisine sahip olduğunuzu düşünmekteyim. Ancak yeni başlayanlarada mümkün olan en iyi şekilde yaklaşabilmek için başlangıçta C++ diline ait veri tiplerinden, değişken tanımlamadan ve değişkenlere değer atamadan bahsedip, basit bir C++ programının yapısına göz atacağız. Hazırmısınız ? Hemen başlamaya ne dersiniz?

Veri Tipleri
Temel Veri Tipleri :
Bool: true ve false değerlerini alır. true = 1, false = 0 gibi düşünelebilir. Derleyicisine göre Bool şeklindede tanimlanıyor olabilir.
Char : ASCII karakterleri ve çok küçük sayılar için kullanılır.
Enum : Sıralanmış değerleri tutar.
Int : Sayma sayıları.
Long : Sayma sayıları.
Loat : Ondalıklı sayılar.
Double: Ondalıklı sayılar.
Long Double: Ondalıklı sayılar.
Void : Değersiz - boş.

Temel Veri Tiplerinin Uzunlukları :
Not : Bu değerler 32 bit uygulama geliştirme ortamındaki platformlara özeldir. Platformdan platforma değişebilir.
bool : 0--1
char : -128 -- 127
enum : int ile aynı değerde
int : –2,147,483,648 -- 2,147,483,647
long : –2,147,483,648 -- 2,147,483,647
float : 3.4E +/- 38
double: 1.7E +/- 308
long double: 1.2E +/- 4932
unsigned :
unsigned belli veri tiplerinin işaretsiz değerler almasını sağlar. Örneğin; unsigned char 0 - 255 arasında değer alır. Dikkat edilecek olunursa negatif kısım atılmış ve burada ki değer uzunluğu pozitif kısıma eklenmiş. unsigned char;int ve long türlerine uygulanabilir.

typdef - Türleri kendinize göre adlandırın :

typdef kullanarak tanımlanmış türleri kendinize göre adlandırabilirsiniz..Dikkat ediniz ki bu şekilde yeni bir tür yaratmıyorsunuz. Ayrıca bu isimlendirmenizi diğer tiplerle birlikte kullanamazsınız. örneğin: typdef double FINANSAL artık double yerine FINANSAL kullanabilirsiniz. long FINANSAL şeklinde bir kullanım hatalıdır.

Değişkenler
Değişken nedir?

Değişken belli bit türe ait verileri saklayan veri deposudur. Aksi belirtilmedikçe içerikleri değiştirilebilir.
Değişken nasıl Tanımlanır ?

Değişkenleri tanımlamak için aşağıdaki notasyon kullanılır. [Veri Tipi] [Değişken Adı]; Örneğin içinde sayı tutacak bir değişken şu şekilde tanımlanabilir. int sayi; Benzer olarak aşağıdaki tanımlamalarda doğudur char c; int i; float f; double d; unsigned int ui;

Değişken isimlerini tanımlarken dikkate alınacak noktalar :

C++ dilinde de C dilinde ki gibi büyük ve küçük harfler farklı verileri temsil eder. Örneğin; char c; char C; int sayi; int Sayi; c ve C hafızada farklı yerleri gösterirler. sayi ve Sayi'da farklıdır. Değişkenler harflerle yada _ ile başlar. İçlerinde boşluk yoktur. Değişkenler istenildekleri yerde tanımlanabilirler. Ancak burada dikkate alınması gereken noktalar vardır. Lütfen bölüm sonundaki örneklere göz atınız.

Değişkenlere değer atanması :

Bir değişkene değer atamak için = operatörü kullanılır. Değişkene değer atama tanımlandığı zaman yapılabildiği gibi daha sonradanda yapılabilir. Örneğin; Tanımlama sırasında değer atama: char c = 'c'; int sayi = 100; Daha sonradan değer atama: char c; int sayi; c = 'c '; sayi = 100; Aynı anda birden fazla değişken tanımlanabilir, ve aynı anda birden fazla değişkene değer atanabilir; int i , j , k; i = j = k = 100; i,j,k'nın değeri 100 oldu.
Alıntı: BTsorucevap.com

posted by gildorx @ 9/06/2005 06:19:00 ÖS, , links to this post




Algoritma

06.09.2005 17:57 –

PROGRAM YAZMAK SÜRECİ
1. Problemin farkına varmak,
2. Problemi analiz etmek,
3. Çözüm yolları düşünmek,
4. İyi çözüm yolları seçip algoritma oluşturmak,
5. Akış diyagramı çizmek,
6. Uygun bir dilde kodlamak,
7. Programı test etmek,
8. Programı dağıtmak.

ALGORİTMA NEDİR?
(Adım adım işlem basamaklarının yazılmasıdır.)

Programlamaya Giriş
Program : Belirli bir problemi çözmek için bir bilgisayar dili kullanılarak yazılmış deyimler dizisi.
Önceki bölümde bir problemin çözümü ile ilgili teknikler sunmuştuk. Bir problemi bilgisayar ile çözmek için geliştireceğimiz programın yazımında izleyeceğimiz adımlar:

i) Problemin ne olduğunu kavra. Çözüm için gereksinimleri belirle.
ii) Problemin girdilerini, çıktılarını ve diğer kısıtlama ve gereksinimleri belirle ( bilgilerin giriş ve çıkış biçimlerinin nasıl olacağına kadar).
iii) Problemin çözümünü veren algoritmayı yaz.
iv) Algoritmayı bir programla dili ile yaz.
v) Programın doğru çalışıp çalışmadığını test et. Bu testi değişik veriler (girdiler) için tekrarla.

Problem Çözme ve Algoritmalar
1.1 Problem Çözme
Problem çözmede, soruna hemen girişmek yerine, dikkatli ve sistematik yaklaşım ilke olmalıdır. Problem iyice anlaşılmalı ve mümkün olduğu kadar küçük parçalara ayırılmaladır.
Descartes tarafından "Discourse on Method" isimli kitabında anlatılan problem çözme teknikleri;[2]
1. Doğruluğu kesin olarak kanıtlanmadıkça, hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmeyin; tahmin ve önyargılardan kaçının.
2. Karşılaştığınız her güçlüğü mümkün olduğu kadar çok parçaya bölün.
3. Düzenli bir biçimde düşünün; anlaşılması en kolay olan şeylerle başlayıp yavaş yavaş daha zor ve karmaşık olanlara doğru ilerleyiniz.
4. Olaya bakışınız çok genel, hazırladığınız ayrıntılı liste ise hiçbir şeyi dışarıda bırakmayacak kadar kusursuz ve eksiksiz olsun.

1.2 Algoritmalar
Belirli bir görevi yerine getiren sonlu sayıdaki işlemler dizisidir.
İ.S. 9.yy da İranlı Musaoğlu Horzumlu Mehmet
(Alharezmi adını araplar takmıştır) problemlerin çözümü için genel kurallar oluşturdu. Algoritma Alharezmi'nin Latince okunuşu.

Her algoritma aşağıdaki kriterleri sağlamalıdır.
1. Girdi: Sıfır veya daha fazla değer dışarıdan verilmeli.
2. Çıktı: En azından bir değer üretilmeli.
3. Açıklık: Her işlem (komut) açık olmalı ve farklı anlamlar içermemeli.
4. Sonluluk: Her türlü olasılık için algoritma sonlu adımda bitmeli.
5. Etkinlik: Her komut kişinin kalem ve kağıt ile yürütebileceği kadar basit olmalıdır.
Not: Bir program için 4. özellik geçerli değil. işletim sistemleri gibi program sonsuza dek çalışırlar .

Örnek: İki sayının toplamını yazan algoritmayı yazınız.
Çözüm:
Adım 1 --> İlk sayıyı oku, Sembolik olarak A1 S1=?
Adım 2 --> İkinci sayıyı oku A2 S2=?
Adım 3 --> Sayıları topla A3 T S1+S2
Adım 4 --> Sonucu görüntüle. A4 T'yi göster.

1.Soru : Kullanıcının girdiği iki sayının karelerinin toplamını görüntüleyen algoritmayı yazınız.
Çözüm
A0 --> Başla
A1 --> Sayaç=0 (Sayaç'ın ilk sayısı 0 olarak başlar.)
A2 --> Sayı=? : TßT+Sayı (Sayıyı giriniz. T'ye sayıyı ekle veT'yi göster.)
A3 --> Sayaç=Sayaç+1 (Sayaç'a bir ekle ve sayacı göster.)
A4 --> Sayaç<4>
A5 --> O=T/4 (Ortalama için T değerini 4'e böl)
A6 --> O'yu göster. (Ortalamayı göster.)
A7 --> Dur

2.Soru : 20'den 50'ye kadar olan sayıların toplamını bulan algoritma yazınız. BAŞLA
Çözüm A0 --> Başla
A1 --> S=20 : T=0 (Sayı 20 T değeri 0 ile başla)
A2 --> TßT+S (T'ye sayıyı ekle T'yi göster.)
A3 --> S=S+1 (Sayıyı bir artır.)
A4 --> S<50>
A5 --> T'yi göster. (T'nin değerini göster.)
A6 --> Dur Akış Şeması à

3.Soru : 30 ile 90 arasındaki çift sayıların toplamını bulan algoritma yazınız.
Çözüm:
A0 --> Başla
A1 --> S=0 : T=0 (Sayı 0, Toplam değeri 0 olsun)
A2 --> S=S+1 (Sayıyı bir artır, sayıyı göster.)
A3 --> T=T+2S+28 (28 sayısına çift sayı olması için sayıyı 2 ile çarp ve toplama ekle, toplamı göster)
A4 --> 2S+28<90>
A5 --> O=T/S (Toplam değeri sayıya böl ve ortalamayı bul)
A6 --> O'yu yaz. (Ortalamayı göster)
A7 --> Dur

4.Soru : Klavyeden girilen 10 adet sayıdan çift sayıların toplamının tek sayıların toplamına oranını bulan algoritma yazınız.
Çözüm:
A0 --> Başla
A1 --> S=0 : T=0 : Ç=0 (Sayı, tek ve çift sayılar 0 değerini alsın)
A2 --> Sayı? (Sayıyı giriniz)
A3 --> (-1)sayı=1 ise Ç=Ç+Sayı (Eğer -1'in sayı üssü 1 sayısına eşitse sayıyı çift sayıya ekle ve çift sayıyı bul.)
A4 --> (-1)sayı=+1 ise T=T+Sayı (Eğer -1'in sayı üssü +1 sayısına eşitse sayıyı tek sayıya ekle ve tek sayıyı bul.)
A5 --> S=S+1 (Sayaça 1 ekle ve sayacı göster)
A6 --> S<10>
A7 --> V ß Ç/T (Çift sayıların toplamını tek sayıların toplamına böl.)
A8 --> V'yi göster. (Bölme sonucunu göster.)
A9 --> Dur

5.Soru : Klavyeden girilen iki sayıdan en büyüğünü bulup gösteren algoritmayı yazınız.
Çözüm :
A0 --> Başla
A1 --> S1=? : S2=

Kaynak : http://serdar.ktg.com.tr/algoritma.htm

posted by gildorx @ 9/06/2005 05:57:00 ÖS, , links to this post




Programlamaya Merhaba

06.09.2005 17:49 - Artık sizde bilgisayara hükmetmek istiyorsanız ,programlama dünyasına girme zamanınız gelmiştir…
Programlama, bilgisayara yaptırılmak istenen şeylerin ,bilgisayarınızın anlayacağı dilde yazılmasıdır…
Örneğin; bilgisayara 3 ile 2 yi topla derseniz bilgisayar bunu anlamaz çünkü;bilgisayar düşünen bir varlık değildir. Onun düşünebilmesini siz sağlayacaksınız.
Peki bilgisayar bu 2 sayıyı nasıl toplayacaktır önce sizin bilgisayara 3 ve 2 nin sayı olduğu anlatmanız lazımdır. Bu tanımlama, farklı programlama dillerinde birçok yönden yapılabilir.
Kişinin ilgi alanları da dil seçimine etki etmektedir. Sadece web sayfası yapmak için dil öğrenmek istiyorsanız işe en temelden html’den başlamalısınız.(Html’i bir dil olarak görmek de yanlış olacaktır). Daha sonra Asp,Php gelebilir. Yok hayır ben programlamayı daha profesyonel anlamda öğrenmek istiyorum derseniz iş o zaman değişir, o zaman algoritma öğrenmek zorundasınız.Algoritma da nedir dediğinizi duyar gibi oluyorum? Algoritma aynen bir futbol takımına taktik verme gibi bir şeydir.Nasıl bir teknik direktör gole daha çabuk giderim diye düşünürse , programcılar da , nasıl programı daha etkin ve daha kısa yoldan yazarım diye düşüneceklerdir.

posted by gildorx @ 9/06/2005 05:49:00 ÖS, , links to this post




Nasıl Programlama Öğrenebilirim?

06.09.2005 17:39 - Programlama eğer belli bir seviyeyi aştıysanız sizin bilgisayarla olan bir numaralı bağınız olacaktır. Çünkü bilgisayarın temelidir programlama. Ama nedense herkes korkar nasıl bu programlamaya başlamalıyım diye. Eğer programlamaya başlamak istiyorsanız ilk olarak bir programlama dili seçmelisiniz. Bu da ne yapacağınızla alakalıdır.Mesela şuanda programlama dillerine sınıf koyabiliriz. Görsel olanlar ve olmayanlar olarak.C/Visual C,Basic/Visual Basic,Pascal/Delphi gibi. Burda önemli olan temeli kavramaktır. Bu yüzden önce yazı temelli programlama dillerini öğrenebiliriz. Bundan görsel olanlara geçmek çok daha kolay olacaktır.

Programlamaya temel bir giriş yapalım. Belirli bir problemi çözmek için bir bilgisayar dili kullanılarak yazılmış deyimler dizisine Program denir. İşte bu programları oluşturmak veya istediğimiz gibi çalışmasını sağlamak için programlama dillerini kullanırız. Mesela aşağıda C diliyle basit bir program yazalım.

#include
main()
{
int i ;
scanf("%d",&i);
i:=i*i;
printf("%d",i);
}

gibi birşey yazdık. Biraz alakalı olanlar ne işlev yaptığını bilir bunun dışında karakterlerin anlamsızca yanyana gelişi gibi gözükebilir. Aslında işin temelini bilmeyen ama tüm komutları ve etiketleri bilen biri için böyledir. Çünkü bir programlama dilinde neyin ne işe yaradığını yalayıp yutmuşsunuzdur ama program yazamıyorsunuzdur. Bunun nedeni algoritma bilmemenizdir. Peki nedir bu algoritmalar ve neden bu kadar önemlidir.

Algoritmalar
Belirli bir görevi yerine getiren sonlu sayıdaki işlemler dizisidir. Bir program yazarken ne yaptığımızı bilmemiz gerekir. Bunun için ilk önce bir algoritma çıkarmalıyız bu sayede kusursuz bir programa ulaşabiliriz ki programlama da asıl amaç budur.
Mesela bankaya para yatıracağız bunun algoritmasını çıkaralım;
1. Evden çıktık
2. Bankaya doğru gittik
3. Bankaya gelip sıra için fiş aldık
4. Sıra bize geldi ve paramızı yatırmaya gittik
5. Banka Cüzdanını evde unuttumuşuz!
6. Eve dönüp cüzdanı aldık
7. Bankaya gelip sıra için fiş aldık
8. Sıra bize geldi ve paramızı yatırmaya gittik
9. Paramızı yatırdık!

Olayın temeli anlaşılmıştır sanırım şimdi gerçek bir program için algoritma yazalım;
1'den 100'e kadar olan sayıların toplamını veren algoritma.
1. Toplam T, sayılar da i diye çağırılsın.
2. Başlangıçta T'nin değeri 0 ve i'nin değeri 1 olsun.
3. i'nin değerini T'ye ekle.
4. i'nin değerini 1 arttır.
5. Eğer i'nin değeri 100'den büyük değil ise 3. adıma git.
6. T'nin değerini yaz.

Algoritmaların yazım dili değişik olabilir. Günlük konuşma diline yakın bir dil olabileceği gibi simgelere dayalı da olabilir. Akış şeması eskiden beri kullanıla gelen bir yapıdır. Algoritmayı yazarken farklı anlamlar taşıyan değişik şekildeki kutulardan yararlanılır. Yine aynı amaç için kullanılan programlama diline yakın bir (sözde kod = pseudo code) dil , bu kendimize özgü de olabilir, kullanılabilir.

Her algoritma aşağıdaki kriterleri sağlamalıdır.
1. Girdi: Sıfır veya daha fazla değer dışarıdan verilmeli.
2. Çıktı: En azından bir değer üretilmeli.
3. Açıklık: Her işlem (komut) açık olmalı ve farklı anlamlar içermemeli.
4. Sonluluk: Her türlü olasılık için algoritma sonlu adımda bitmeli.
5. Etkinlik: Her komut kişinin kalem ve kağıt ile yürütebileceği kadar basit olmalıdır.
Not: Bir program için 4. özellik geçerli değil. işletim sistemleri gibi program sonsuza dek çalışırlar .

Problem Çözme
Problem çözmede, soruna hemen girişmek yerine, dikkatli ve sistematik yaklaşım ilke olmalıdır. Problem iyice anlaşılmalı ve mümkün olduğu kadar küçük parçalara ayırılmaladır.
Descartes tarafından "Discourse on Method" isimli kitabında anlatılan problem çözme teknikleri;

1. Doğruluğu kesin olarak kanıtlanmadıkça, hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmeyin; tahmin ve önyargılardan kaçının.
2. Karşılaştığınız her güçlüğü mümkün olduğu kadar çok parçaya bölün.
3. Düzenli bir biçimde düşünün; anlaşılması en kolay olan şeylerle başlayıp yavaş yavaş daha zor ve karmaşık olanlara doğru ilerleyiniz.
4. Olaya bakışınız çok genel, hazırladığınız ayrıntılı liste ise hiçbir şeyi dışarıda bırakmayacak kadar kusursuz ve eksiksiz olsun.

Son olarak programlama ya başlamak istiyorsanız size o programlamanın temelini ve işleyişini anlatan bir kaynak bulun(kitap,internet vs.) daha sonra ise algoritmaları öğrenin böylece programcı olma yolunda küçük ama sağlam bir adım atmış olursunuz.

posted by gildorx @ 9/06/2005 05:39:00 ÖS, , links to this post




Genel Yazılım Teknikleri

06.09.2005 17:29 - Programcılık işinde temel bazı teknikler, her türlü yazılım türü için geçerlidir. Başka bir yazımızda, genel yazılım tiplerinden bahsettik. Fakat bu çesitler içinde ortak "bazı" şeyler vardır. Mesela tekrar tekrar kullanılan kod parçaları, kendi başına bir ünite içine konursa, o halde kullanılması daha rahat olur.
Ortak teknikleri aşağıdaki grupta toplayabiliriz.

* Ortak kodu ayırma
* Doğru veri şeklini bulma
* Veri gizleme

Ortak kodu ayırma yukarıda bahsedildi. Bir sonraki konu, doğru veri şeklini bulmak; yani, her algoritma için, doğru veri tarifini kullanmaktır.
Sorunun temeline inersek daha iyi anlayacaksınız. Bu meslekte yaptığımız işe "kodlama" denmesi raslantı değildir. Her dil bir kodlamadır. Bazı şeylere verilen bazı isimler, onların anlamını hafızamızda çağrıştırır. Dil bir koddan ibarettir. Devam edelim, bir programın içinde, "veri şekli" bir bakıma kodlamadır. Mesela ZIP dosyaları içinde veri belli şekilde sıralanmıştır. XF harfleri BURAK kelimesine tekabül edebilir; veri o sekilde kodlanmıştır. Bazı veri şekilleri düz yazıda gösterilmeyecek şekilde karmaşıktır, agaç metodu (dal-budak) ayrı bir veri saklama metodudur.
Her türlü problem için, aynı veri şeklini kullanmayın. Bazı problemlerin çözümü için dal-budak şekli etkili olacaktır; bazı problemler anahtarlı-dizi (hash array) ile daha rahat çözülür. Eğer dogru veri şeklini bulmuşsanız, programlarınız birden bire daha çok rahatlayacaktir. Bunu hemen farkedeceksiniz. Yanlış veri şekli programınızı daha zorlaştırır, ve sürekli boğuşmak zorunda kalırsınız.
Bir diğer yazılım tekniği, 'veri gizlemektir'. Bunu şöyle özetleyelim. Mesela programınız içinde her değişkenin herkes tarafından görüldüğünü, ve değiştirilir olduğunu düşünün. Eğer bu program 400,000 satır kadar büyüseydi, ve her değişken herkez tarafından gözükseydi, o zaman programın hangi kısmı hangi değişkeni "değiştirmiş" katiyen anlaşılmazdı.
Böyle bir programda hataları bulmak imkansıza yakındır. Bu işin çözümü veri gizlemekten geçer. Yani, eğer veri bir program kısmına gerekli degilse, veri bu kısımdan gizlenir. Bu sayede programcı rahat bir kafayla, hataları bulurken daha az yere baksa da olur. Sonuçta değişken bölüm ABC tarafında yapılmamıştır: Yapılamaz, çünkü derleyici erişmeye kalkan bölümler hakkında hata ekranı verecektir.

posted by gildorx @ 9/06/2005 05:29:00 ÖS, , links to this post




Java Nedir?

06.09.2005 17:10 -

Java Nedir ?

Java, Sun Microsystems firması tarafından 1991 yılında geliştirilmiş nesneye yönelik bir programlama dilidir. Java, temel veri tiplerini, giriş çıkış fonksiyonlarını ve diğer fonksiyonları içeren sınıf kütüphanesine sahiptir. Bu programlama dili aynı zamanda internet protokollerinin çoğunu destekleyen fonksiyonlara da sahiptir. Java çok fazla komut içermemesine rağmen, uygun komutları bünyesinde barındırdığı için, güçlü bir dil olarak kabul edilmiştir. Java programlama dili, geliştirilirken C ve C++ dillerini kendine baz almıştır.
Java ile yazılan bir programın çalıştırılabilmesi için, iki aşamadan geçirilmesi gerekmektedir. Birinci aşama programın derlenmesi aşamasıdır. Programın Java derleyicisi ile derlenmesi sonucunda, byte kod (Java binary kod) denilen makina koduna yakın, fakat işlemciye özel olmayan kod oluşturulur. İkinci aşama ise, programın byte kodunun bir byte kod yorumlayıcısından geçirilmesi aşamasıdır. Byte kod yorumlayıcısı programın çalışmasını sağlar. Java’ nın bu özelliği ona hem avantaj hem dezavantaj getirir. Derlendikten sonra işlemciye özel kod üretilmemesi sayesinde Java sistemden bağımsızdır, üzerinde Java yorumlayıcısı bulunduran herhangi bir sistemde çalışır. Fakat, bir Java yorumlayıcı programı yürüttüğü için, işletim hızı da yavaşlar.
Java’ da program yazabilmek için bir Java Geliştirme Kiti (JDK) gereklidir. Herhangi bir editörde (Unix için pine, vi; DOS altında MSDOS Edit vb…) yazılıp, *.java uzantılı kaydedilen Java programı dosyası, JDK’ de komut satırına javac dosya_ismi yazılıp derlenir. Bu işlem sonucunda dosya_ismi .class dosyası oluşur. (Byte kod dosyası) JDK’ den java yorumlayıcısı çağırılarak, programın çalıştırılması istenirse, komut satırına java dosya_ismi yazılır.
Java dili ile yazılan programları, Java uygulamaları ve Java appletleri olmak üzere iki ana grupta toplayabiliriz. Java uygulaması, herhangi bir probleme çözüm getirmek amacıyla, Java dili ile yazılmış bir programdır. Örneğin; ekrana “Ben Java öğreniyorum!” çıktısını veren bir program yazalım:

Class JavaOgreniyorum {
public static void main(String args[]){
System.out.printIn(“Ben Java öğreniyorum!”);
}
}

Bu programı bir editörde yazıp, genelde sınıfa verdiğimiz isi dosya ismine de verip, kodu JavaOgreniyorum.java olarak kaydederiz. Daha sonra yukarıda açıklandığı gibi, JDK’ de derlemek için komut satırına javac JavaOgreniyorum yazıp, JavaOgreniyorum.class dosyasının oluşmasını sağlarız. Programın çalışması için de java JavaOgreniyorum komut satırını yazarız.
Java appleti ise, Java desteğine sahip bir listeleyicide (browserda) görüntülenen Web sayfaları içerisinden çalıştırılabilen programlardır. Bir Java appleti imajlara benzer, fakat, dinamik ve interaktif olmasıyla farklılaşır. Bir Web sayfasına java appleti bağlamak için, önce Java dili ile program yazılıp derlenir. Sonra HTML ile hazırlanmış Web sayfasında bu dosya referans olarak gösterilir. HTML dosyası ile applet dosyasının aynı dizinde olması tavsiye edilir. (bir HTML dosyası ile o sayfada kullanılan imaj dosyası gibi) Web sayfası yüklendiğinde Web listeleyicisinde (browserında) gömülü olan Java yorumlayıcısı sayfadaki appletleri çalıştırmaya başlar. Appletlerin Web sayfasında çalışması için, kullanılan listeleyicinin Java desteğine sahip olması gerekmektedir. Bu amaçla geliştirilen ilk listeleyici (browser), HotJava olup (HotJava Java dili ile yazılmıştır.), daha sonra diğer Web listeleyecilerinin de Java’ yı destekleyen yeni sürümleri çıkartılmıştır. (Örneğin, Netscape 2.0 gibi)
Şimdi deminkine benzer bir Java appleti yazmayı ve bunu bir Web sayfasına bağlamayı deneyelim:

import java.awt.Graphics;
public class JavaOgreniyorumApplet extends java.applet.Applet{
public void paint (Graphics g){
g.drawstring(“Ben Java öğreniyorum!”, 5, 25);
}
}

Burada import komutu da applet’ in JDK içindeki sınıflara erişimini sağlar.

Bu applet dosyası da deminki Java programına benzer biçimde, bir editörde yazıldıktan sonra ait olduğu sınıf ismi dosya ismi olarak verilip JavaOgreniyorumApplet.java şeklinde kaydedilir. JDK’ de javac JavaOgreniyorumApplet komut satırı yazılıp, programın derlenmesi sağlanır. Daha sonra oluşturulan byte kodun çalışması için, java JavaOgreniyorumApplet komut satırı yazılır.

posted by gildorx @ 9/06/2005 05:10:00 ÖS, , links to this post




XML Nedir?

06.09.2005 17:07 -

XML nedir?

XML de HTML gibi işaretleme etiketlerini kullanan bir dildir.HTML ve XML arasındaki temel fark XML işaretleme etiketlerinin bilginin içeriğini tanımlamak için kullanılmasıdır.

XML bir meta dildir.Diğer bir deyişle diğer yeni işaretleme dillerini tanımlamak için kullanılan bir dildir. XML ile herhangi bir uygulama için bir XML belgesinin içinde bulunacak verinin içeriği ve içerdiği veri tiplerini tanımlayacak uygulamaya özel bir işaretleme dili tanımlayabilirsiniz.Meta veri,veri hakkındaki bilgidir. XML etiketleri veri hakkındaki meta bilgiyi tanımlamaktadır.Mesela başlangıç ve bitiş etiketleri arasındaki verilerin adres bilgisi olduğunu bildirmektedir.Bu belgenin içindeki başlangıç ve bitiş etiketlerine bakarak,bir uygulama bu bilgilerin ne gibi bilgi içerdiklerini kolay bir şekilde çıkarılabilir.





]>



Fuzbing

Cigicigi Online

İstanbul
http://www.cigicigi.com

&l
t;/addressbook>

Bu örnekte olduğu gibi XML belgesi,içindeki verinin içeriğini tanımlayan etiketler içermektedir.Belgenin web tarayıcısında nasıl formatlanacağı konusunda herhangi bir bilgi yoktur.Belgenin formatlanması CSS veya XSL teknolojileriyle yapılabilir.

XML Söz Dizimi (Syntax)

XML belgeleri işaretleme ifadeleri ve veri içeriğinden oluşan bir veri dosyası yada paketidir.İşaretleme ifadeleri elemanlar(elements),varlık referansları(entity references),açıklamalar(comments),işleme komutları(processing instructions),CDATA bölümleri ve veri tipi tanımlamalarından(document type declaretions) oluşur.

Belge Tipi Tanımlamaları (DTD)(Document Type Defination)

DTD ler bir belgenin yapısını belirler. XML in ilk harfinde geçen genişleyebilir kelimesinin (Extensible-X) anlamını ifade eden yeni yapılar tanımlamamıza imkan verir.Herhangi bir alandaki uygulamalarda kullanılacak yeni işaretleme dillerini DTD ler ile geliştirebiliriz.Bu amaçla geliştirilmekte olan onlarca XML işaretlenme dili vardır.Bu diller XML uygulaması yada XML sözlüğü olarak tanımlanmaktadır. XML sözlükleri bir alandaki bilgi değişimi ortamını sağlamak için tanımlanmış işaretleme dilleridir..Bazı XML sözlükleri şunlardır;

*Synchonized Multimedia Integretion Language (SMIL)
*Chemical Markup Language (CML)
*Bioinformatic Sequence Markup Language (BSML)
*Common Business Library (CBL)

XML Tabanlı Teknolojiler

*İnternet arama makineleri
*Aygıt ve uygulamadan bağımsız veri erişimi
*Elektronik veri değişimi ve elektronik ticaret
*Basın ve yayıncılık
*Şirket uygulamaları bütünleştirmesi
*Yazılım geliştirme

XML i elektronik veri değişiminin yeni ASCII standardı olarak kabul etmektedir.Microsoft,IBM,Sun ve Oracle gibi birçok teknoloji lideri firma XML ve XML uygulama standartlarını desteklemekte ve XML tabanlı yeni ürünlerini bilgi teknolojisi uygulamalarının kullanımına sunmaktadır.Basitçe XML e giriş yapmak isteyenler için nasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalıştım.

posted by gildorx @ 9/06/2005 05:07:00 ÖS, , links to this post




Neden Linux ?

06.09.2005 16:46 - Bilgisayar insanlığın hizmetine sunulduğunda, bu elektronik makineyle insanın anlaşabileceği bir dile gerek duyuldu. Bu konuda farklı çözümler üretilirken, Microsoft® firması ticari yeteneği ve iyi zamanlaması sayesinde DOS işletim sistemiyle, kişisel bilgisayar pazarında ciddi bir atılım yaptı. Bilişim sektörünün hızlı gelişimiyle pazar payını önemli ölçüde genişleten Microsoft®, gerek DOS işletim sistemindeki yetersizlikler, gerekse pazardaki hızlı gelişimden pay almak için piyasaya sürülen, DOS 'a göre pek çok avantaj ve üstünlükler taşımış olmalarına rağmen diğer işletim sistemlerinin gelişmesini engellemeyi başardı. Satın aldığınız her bilgisayarla birlikte işletim sistemi olarak mutlaka bir Microsoft® ürününü almak zorundaydınız (ne yazık ki hala öyle).

Microsoft®, DOS işletim sisteminin onca yetersizliklerine ve sorunlarına rağmen Windows® türevi işletim sistemlerini (hala çekirdeğinde DOS'u barındırarak) ustaca boyayıp insanlara çok yeni yazılım teknolojileriymiş gibi pazarlamaya, insanların aklını çelmeye devam etmekte. Bu durum, dünyada Microsoft®'un tekel oluşturması yönünde bir kaygı gelişmesine neden oldu. Bu kaygı, özellikle kendi ülkesinde Microsoft® aleyhine hukuksal gelişmelerin de başlamasını sağladı.

1991 yılında, Finlandiya'da Linus Torvalds adlı bir üniversite öğrencisi tarafından Unix işletim sistemi temel alınarak geliştirilip tüm kaynak kodlarıyla kullanıma sunulan Linux işletim sistemi, giderek yaygınlaşmakta ve Unix tabanlı bir işletim sistemi olmasının avantajını nedeniyle kişisel bilgisayarlardan çok kullanıcılı büyük sitemlere kadar hemen hemen her sistemde geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.

Son zamanlarda ülkemizde BSA (Business Software Alliance) adlı organizasyon tarafından çeşitli kurum ve kuruluşlara baskınlar yapılmakta, lisanssız yazılım kullandığı saptananlar hakkında yasal işlemler başlatılmakta ve ilgililer ağır para cezaları ve hatta hapis cezalarına çarptırılmaktadırlar. Her ne kadar bu cezalar Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma yasasına dayandırılarak veriliyorsa da temelde korunan birkaç yazılım firmasının çıkarlarıdır.

Yazının başlığındaki sorunun yanıtı olarak fazla detaylandırmadan şunları sıralamak mümkün;

1. Linux lisansı için herhangi bir ücret ödemek zorunda değilsiniz. Ancak ücret ödenmemesi Linux 'un lisanssız olduğu anlamına gelmemektedir. Linux, GPL (General Public Licence) koruması altındadır. Herhangi bir Linux sürümünün bir kopyasını edindiğinizde, o kopyanın lisansına sahipsiniz demektir.

2. Windows® 'ta kullanılmakta olan hemen hemen her türlü yazılımın Linux için geliştirilmiş bir eşdeğeri vardır ve bunların büyük bir bölümü ücretsizdir. Bu yazılımların pek çoğu, Windows® altında üretilmiş dokümanları sorunsuz olarak kullanabilmektedir, yani Microsoft® ürünleriyle uyumludurlar.

3. Linux, kararlı bir işletim sistemidir. Microsoft® ürünlerinde olduğu gibi "Program geçersiz bir işlem yürüttü" vb mesajlarla karşılaşmazsınız. Herhangi bir programın sorun çıkarması işletim sisteminin çökmesine neden olmaz. Kuşkusuz Linux mükemmel bir işletim sistemi değildir. Ancak herhangi bir hata oluştuğunda Windows® 'ta olduğu gibi sizi çaresiz bırakmaz, olası hata nedenlerini size bildirir.

4. Güvenlik yetenekleri son derece gelişmiştir. Ancak zaman zaman yeni sürümlerde bazı güvenlik açıkları ortaya çıkmaktadır. Geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından sınandığından bu açıklar kısa sürede rapor edilerek giderilmektedir.

5. Virüs, henüz Linux için yabancı bir kavramdır. Işletim sisteminin çalışma biçimi nedeniyle herhangi bir virüs bulaşması durumunda (ki böyle bir duruma rastlandığı şimdiye dek rapor edilmemiştir), virüsün bilgisayarın tamamına yayılması olanaksızdır. Windows® 'un üstün özelliklerinden yararlanılarak yazılan virüsler Linux için herhangi bir tehdit oluşturmamaktadır.

Bu yanıtları çoğaltmak ve detaylandırmak mümkün.

Burada altı çizilmesi gereken en önemli nokta şu;

Dünya yazılım sektörünün milyar dolarlar düzeyinde sermayeye sahip bir devi şu sıralarda başlangıçta hiçbir iddiası olmadan, sadece deneysel amaçla ve özgür yazılım felsefesiyle geliştirilmeye başlanmış bir işletim sistemi karşısında ciddi bir panik yaşamaktadır. Bunun altında yatan gerçek, her egemen sistemin, kendisine karşı bir sistemi istemeden de olsa yaratmasıdır. Linux, özündeki felsefenin sonucu, ortak üretilen ve ücretsiz bir işletim sistemi olarak bilişim tarihinde yerini alacaktır.

Yazar : Feyyaz İkiz // ODTÜ Elektrik-Elektronik EMO, EMO Müdürü
Alınıt : http://www.emo.org.tr

posted by gildorx @ 9/06/2005 04:36:00 ÖS, , links to this post




coLinux : Windows Altında Debian Mı ?

06.09.2005 14:35 –

coLinux Nedir ?

coLinux yada (yada Cooperative Linux) Windows 2000 & XP işletim sistemi üzerinde çalışan özgür ve açık kaynak kodlu bir Linux emülatörüdür.

Emülatör Nedir ?

Emülatör, yazılım ve/veya donanımın yaptığı işi, yazılım ve/veya donanım olarak farklı bir sistem altında yapabilmemizi sağlayan yazılımsal sistemdir. Emülatörler, sistemler arası farklılıkları yazılımsal olarak ortadan kaldırarak bunu yaparlar.

Emülatörlerin Sınırları Nelerdir ?

Emülatörler özellikle son yıllarda giderek daha da stabil ve güvenli çalışabilir bir duruma gelmişlerdir. Fakat unutulmaması gereken nokta, bir emülatörün asla orijinal sistemin performansını yakalayamayacağıdır. Bunun temel nedeni özgün ortamın terk edilmiş olması ve başka bir sistem üzerinde çalışıyor olmanın getirdiği donanımsal/yazılımsal kısıtlamalardır. Dolayısıyla emülatörlerden elde edilecek performans, emülasyonu yapılan sistemin orijinal stabilliğini ve performansını yansıtmaz. Buradaki tek istisna emülasyonu yapılan sistemin fi tarihinden kalması durumudur. Örneğin günümüz bilgisayarlarında yapılacak bir Commodore 64 emülasyonu, orijinal sistemden daha performanslı çalışacaktır.

Emülatörler Hangi Alanlarda kullanılmaktadır ?

Bilgisayar dünyasında Yazılımsal emülasyonunu, popülerlik de göz önüne alındığında ikiye ayırmak mümkün.
a- Oyun makinesi emülasyonu
b- İşletim Sistemi emülasyonu

a- Oyun Makinesi Emülasyonu

Emülasyonun en renkli ve eğlenceli hali diyebiliriz.
Bu tür emülasyonun ortaya çıkmasında nispeten eski oyunların özlemle hatırlanmasının önemli bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Atari salonlarında gördüğümüz jetonla çalışan makinelerden, PlayStation’a kadar çok geniş bir yelpazesi vardır. Atari 2600, Callus, Genesis, SNES, Namco Sistemleri, Nintendo, Sega ve GameBoy, emülasyonu yapılan sistemlere örnek gösterilebilir.
GNU/Linux ortamında, xmame (MAME), gnuboy (Gameboy) kullanım gören en popüler emülasyon yazılımlarıdır.

b- İşletim Sistemi Emülasyonu

İşletim sistemi emülasyonu son zamanlarda sadece deneme amaçlı değil, kreatif amaçlarla da yapılmaktadır. İşletim sistemi emülasyonu için Linux ideal bir sistemdir. Çünkü Linux ile çekirdek bazında emülasyon yapmak mümkündür (sürücü emülasyonu gibi) ve bellek yönetimi konusunda emülasyon başarımını arttıracak bir yapıya sahiptir. Emülasyon Linux üzerinde yapıldığında, emülasyonun kalitesi, çekirdeğin sürümü, çekirdek seviyesinde kullanılan araçların stabilliği ve doğru konfigürasyon ile doğru orantılıdır. Ama ne yazık ki bu yazıda bunu anlatmayacağız.
İşletim sistemi emülasyonu yapan birçok program mevcut. Bunların en bilineni (en iyi olduğu da söylenir) VMware’dir. VMware, Windows ailesine, FreeBSD’ye ve GNU/Linux’un farklı lezzetlerine ev sahipliği yapabilir.
VMware ve benzer programlar genellikle emülatör olarak nitelenmekle birlikte, diğer emülasyon sistemlerinden ayrılan noktalarının, CPU emulasyonu yapmayarak, aynı CPU üzerinde birden fazla sisteme izin vermeleri olduğu söylenebilir. Bu mantıkla çalışan sistemler virtualization yoluyla diğer emülatörlerden farklı bir çizgidedirler.
Çalıştırılmak istenen programın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kısmen işletim sistemini taklit eden emülatörler de mevcuttur. Linux altında kullanılan Wine, Windows programlarını kısmen çalıştırabilir.
Kuşkusuz özgür ve açık kaynak toplulukları kendilerine özgü emülasyon programlarına sahipler. Bochs, tıpkı Vmware gibi Plex86 CPU emulasyonu yapabilmektedir.

coLinux

VMware yada Virtual PC artık alternatifsiz değil!
Eğer GNU/Linux’u Windows yüklü bilgisayarınızda denemek istiyorsanız, yeniden partisyon bölümlemekten, mevcut verileri korumak adına, uzak durmak isteyebilirsiniz. Dahası işletim sistemini değiştirmek adına sistemi yeniden başlatmak zorunda kalmak istemiyor da olabilirsiniz. Endişelenmeyin, coLinux’ü NTFS yada FAT32 dosya sisteminde, yeniden partisyon oluşturmaya gerek kalmadan kullanabilirsiniz. Dahası sistemi yeniden başlatmanız gerekmez.

Özgür yazılım projelerinden biri olan coLinux (yada Cooperative Linux) ile bir Linux sistemde yapabilecek hemen hemen her şeyi Windows 2000 veXP üzerinde yapmanız mümkün.

Kurulum

Başlangıç için www.colinux.org adresinden programın güncel bir kopyasını bilgisayarınıza indirmeniz gerekiyor. Bu makale hazırlanırken güncel versiyon 0.6.2 idi. coLinux’un daha eski versiyonlarında dosya sistemi imajını da ayrıca indirmek gerekmekteydi. Artık böyle bir problemimiz yok.

İndirdiğiniz kurulum programını çalıştırın.

Kurulum işlemi sırasında, Choose Components başlığı altındaki bölümden kurmak istediğimiz bileşenleri seçeceğiz :

“coLinux, coLinux Virtual Ethernet Driver (TAP-Win32), coLinux Bridged Ethernet (WinPcap), Root Filesystem image Download”bu bileşenlerin tamamının seçili olduğuna emin olun.

Kurulum programı Linux’ümüzü “C:Program FilescoLinux”a kurmak için ön tanımlı, fakat biz “C:coLinux”ü tavsiye ediyoruz. Eee, nede olsa Linux bu, öyle Program Files’a falan gelmez.

Ardından winpcap’ı indirmeniz gerek. Bu Linux üzerinden internete bağlanmanız için gerekli!

Son olarak kullanacağımız dosya sistemini seçeceğiz. İki seçeneğimiz var : Debian ve Gentoo. Biz bu makaleye Debian kullanarak devam edeceğiz.

Kurulum programı 21 MB büyüklüğündeki Debian sistemini bizim için sourceforce’dan indirecek ve kurulum için seçtiğimiz klasöre kopyalayacak. Ardından çıkacak olan, Windows’un yeni ethernet sürücümüzle ilgili kaygılarını dile getirdiği, mesajı onaylayın lütfen.

Kurulum aşaması bitti. Fakat yapmamız gereken birkaç şey daha var.

Öncelikle kurulum programının bizim için indirdiği Debian-3.0r2.ext3-mit-backports.1gb.bz2 dosyasını, kurulum yaptığımız klasörün içerisine açacağız. Dosya açıldığında büyüklüğü 1 GB olacak. Endişelenmeyin, sadece yeterli disk alanınızın olduğuna emin olun. Açma işini WinRAR benzeri bir araçla yapabilirsiniz.

Şimdi default.colinux.xml adındaki konfigürasyon dosyasını açın. Notepad açmadı mı ? Bir de Wordpad ile deneyin

block_device index="0" path="DosDevices c:coLinux oot_fs"
enabled="true"
satırını aşağıdaki gibi değiştirerek dosya sistemimizin konumunu tanımlıyoruz :

block_device index="0" path="DosDevices c:coLinuxDebian-3.0r2.ext3-mit-backports.1gb"
enabled="true"

bu dosyada sayesinde (default.colinux.xml) takas alanını ve Linux için ayrılacak RAM miktarını ayarlamak mümkün. Eğer bunları değiştirmeyi düşünüyorsanız, temkinli olmanızda fayda var.

default.colinux.xml dosyasında yaptığımız değişiklikleri kaydettikten sonra mevcut ağ ayarlarımızda değişiklik yapmamız gerekiyor, bu değişiklikler Linux’ün ağa bağlanmasını sağlayacak :

Denetim Masasına girin, Ağ ve Internet Bağlantılarına girin, paylaşıma açmak istediğiniz ağ bağlantısının özelliklerine girin, Gelişmiş Sekmesine tıklayın, Internet bağlantısı paylaşımı başlığı altındaki "Diğer ağ kullanıcıları, bu bilgisayarın Internet bağlantısı yoluyla bağlansın" seçeneğini aktif hale getirin, Tamam’a tıklayın.
Evet, her şey hazır. Kemerlerinizi bağlayın, kaskınızı takın Linux’e giriyoruz

BAŞLIYORUZ
“Komut istemi” aracılığı ile colinux’un bulunduğu klasöre girin :

Microsoft Windows XP [Sürüm 5.1.666]
(C) Telif Hakkı 1985-2021 Microsoft Corp.

C:>Documents and Settingsdarkhunter>cd
C:>cd colinux
C:coLinux>

Ardından şu komutu verip Linux oturumunu açıyoruz :

colinux-daemon –c default.colinux.xml

Eğer her şey yolunda gittiyse, komut isteminden coLinux konsoluna geçmiş olmalı ve login ekranına düşmüş olmalısınız :

Debian GNU/Linux 3.0 colinux tty1

colinux login:
login : root, password: root ile giriş yapıyoruz.

Eğer ne kadar boş alanınız olduğunu görmek isterseniz df –kh komutunu verin.

Filesystem Size Used Avail Use% Mounted on
/dev/cobd0 1008M 91M 865M %14 /

Bu boş alanı işlevsel programlarla doldurmanın yollarını makalemizin devamında bulabilirsiniz

Network ile ilgili ayarlarımızın sorunsuz bir şekilde çalışıyor olması gerek, her ihtimale karşı klasik bir komutla deneme yapalım :

colinux# ping www.fazlamesai.net –c 10
PING www.fazlamesai.net (XX.XXX.XXX.XXX) 56 data bytes

---www.fazlamesai.net ping istatistikleri---

Eğer geri dönüş almazsanız /etc/network/intarfaces dosyasını ve /etc/resolv.conf dosyasını nano kullanarak gözden geçirin, doğru adreslerin girildiğine emin olun, dosyaları kaydettikten sonra aşağıdaki komutları kullanarak ağınızı yeniden başlatın

# ifdown eth0
# ifup eth0

Artık ping geri dönüşlerinin sorunsuzca gelmesi gerekiyor. Eğer hala geri dönüş alamıyorsanız firewall konfigürasyonunuzu gözden geçirmenizi öneriyoruz.

Program Kurmak ve Güncellemek

Program kurmak için Debian tüm gücüyle emrinizde

$ dpkg --get-selections | more

Ayrıntılı bilgi için :

$ dpkg –help
dpkg tek seçenek değil :

Super Cow Powers Hizmetinizde

apt-get update ile kurulabilir paketlerin listesini alabilir,
apt-get upgrade ile sisteminizi güncelleyebilir,
apt-get install programadı ile program kurabilir,
apt-get remove programadı ile kurduğunuz programları kaldırabilirsiniz,
apt-cache search aranacakkelime ile programlar arasında arama yapabilir,
apt-cache show paketadı ile paket hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.

Alıntı:FazlaMesai.net Yazar:darkhunter

posted by gildorx @ 9/06/2005 02:35:00 ÖS, , links to this post




‘DVD Jon’un yeni hedefi Windows Media Player

05.09.2005 04:54 - DVD kopya koruma sistemini kırarak ünlenen ‘DVD Jon’ lakaplı Norveçli hacker Jon Johansen, bu sefer Microsoft’un Windows Media Player video oynatıcısını hedef alıyor. Johansen, yazılımın dosya şifreleme sistemini kırarak açık-kaynak kodlu oynatıcıların da video akımlarını çalıştırabilmesini amaçlıyor.
Kısa süre önce Google’ın Video Viewer ve Apple’ın iTunes yazılımları üzerinde de çeşitli ‘oynamalar’ yapan Norveçli popüler hacker Jon Johansen, Windows Media Player’daki NSC olarak bilinen veri depolayan dosyalar üzerindeki şifrelemeyi kaldırıyor. Bu sayede, VideoLAN gibi açık kaynak kodlu video akımı oynatabilen yazılımlar da, sadece Windows Media Player ile çalışan ‘multicast’ video akımlarını oynatabiliyor.
Multicast’ dijital video akımları, tıpkı analog TV veya radyo yayınları gibi gerçek zamanlı bir şekilde herkese aynı anda dağıtılıyor. Bu sistemin amacı ağları üzerindeki fazladan yükü kaldırmak. Bu teknolojiyi en çok araştırma kurumları, üniversiteler ve şirketler kullanıyor.
Microsoft ise yaptığı açıklamada, bu gelişmelerin içerik sağlayıcılarını tasalandırmaması gerektiğini, Johansen tarafından sunulan yazılımın şifrelemeyi kaldırdığını fakat şifrelenmiş içeriği açığa çıkarmadığını bildirdi.

posted by gildorx @ 9/05/2005 04:54:00 ÖÖ, , links to this post




Zotob'un Yazarı Yoğun Bir Yaz Geçirmiş

04.09.2005 07:29 - SophosLabs'dan alınan bilgiye göre, geçen hafta Zotob kurtçuğu ile ilgili olarak tutuklanan biri Fas'lı diğeri Türk, 2 programcıdan bir tanesinin en az 20 kurtçuk daha yazmış olabileceği düşünülüyor.
SophosLabs araştırmacıları Ağustosta yayılmaya başlayan virüsü Farid Essebar'ın yazdığını düşünüyorlar.
18 yaşındaki Fas'lı Essebar ve 21 yaşındaki Türk Atilla Ekici, perşembe günü kendi ülkelerinde yakalandıktan sonra Zotob ve Mytob virüsünü yazmak ve yaymakla suçlandılar.
Zotob, çok hızlı yayılan bir virüs olarak dikkati çekti. Ağustos'un hemen başında, Microsoft'un yayınladığı yamanın arkasından yayılmaya başlayan virüs Windows Plug-and-Play açığını kullanıyordu. Virüsün özellikle ABC, CNN, The Associated Press ve The New York Times, gibi medya şirketlerini vurması dikkatleri çekti. Sophos, FBO'ın "Diabl0" ismini kullandığını bildirdiği Essebar'ın Zotob-A kurtçuğu içine kendini tanıtan bu işareti bıraktığını bildiriyor.Sophos'a göre, virüs yazıcılarının kodlarının içine mesaj bıraktıkları görülüyor ama tanıtıcı işaret bırakmalarını normal olmayan bir durum. Ancak daha ilginç açıklamaya göre, Sophos araştırmacıları, Mydoom-BG ve Mytob kurtçuğu'nun da dahil olduğu 20'den fazla başka virüsün içinde de "Diabl0" adının yer aldığını tespit etmişler. Sophos'dan Graham Cluley şöyle diyor;

Demek ki, Zotob'un yazan kimse, Mytob kaynak kodlarına da erişebiliyormuş. Mytob virüsünün bu yılın virüs patlamasında önemli bir yeri var. Bu nedenle de gelecek çeşitlerinin geliştirmesini ve yayılmasını önleyecek her şey, her bilgi çok önemli"

İçinde "Diabl0" işareti taşıyan virüslerden 6 tanesi, en çok yayılan 10 virüs listesi içinde yer alıyor. Sophos'a göre, yayılan tüm virüslerin % 54'ü de bunlar. Cluley ekliyor;

Eğitimsiz bir göz, Mytob ile Zotob'u farklı sanabilir. Biri mail yoluyla yayılıyor. Diğeri Microsoft'un bir güvenlik açığını kullanıyor. Ama tecrübeli bir virüs analisti benzerlikleri hemen farkediyor"

Alıntı:www.turk.internet.com

posted by gildorx @ 9/04/2005 07:29:00 ÖÖ, , links to this post




Zotob Soruşturması Derinleşiyor

01.09.2005 11:54 - Geçen hafta arasında bir Türk'ün de bulunduğu iki kişi, başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerdeki şirket bilgisayarlarına büyük zararlar veren Zotob virüsünü dağıttıkları gerekçesiyle yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma sonucunda, bu iki kişiden birisi olan Farid Essebar'ın onlarca virüsün yazarı olduğundan şüphelenildiği açıklandı.
Ağustos başında başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerdeki şirket ve kamu bilgisayarlarına zarar veren Zotob virüsünün Rusya'da yaşayan Fas asıllı yazarı Farid Essebar'ın daha pek çok virüsün yazarı olduğundan şüphelenildiği bildirildi. "Diab10" takma ismini kullanan 18 yaşındaki Essebar'ın, dünya çapında büyük hasarlar yaratan Mytob solucanının 20 varyantını ve MyDoom solucanın da bir sürümünü yazdığından şüpheleniliyor.
Ayrıca, FBI ve Türk emniyet güçlerinin ortaklaşa çalışması sonucu, soruşturma dahilinde 16 kişinin daha yakalandığı bildiriliyor. Geçen hafta Essebar'la beraber yakalanan ve Zotob solucanını yazması için Essebar'a para verdiği iddia edilen Atilla Ekici'nin, kredi kartı sahteciliği yaptıkları dolayısıyla yakalanan bu 16 kişi ile ilişkide bulunduğu belirtiliyor. FBI, Essebar'ın, Atilla Ekici'nin de arasında bulunduğu bir dijital dolandırıcılık çetesine para karşılığında yardım ettiği düşünülüyor. Essebar'ın başka ülkelerde de bu tür ilişkilere sahip olduğu üzerinde duruluyor.

posted by gildorx @ 9/01/2005 11:54:00 ÖÖ, , links to this post




Genel Yönleriyle Bilinmesi Gereken Linux Komutları

Genel Yönleriyle Bilinmesi Gereken Linux Komutları

01.09.2005 05:34 - Linux, Unix tabanlı bir işletim sistemi olduğu için her ikisi de kullanım açısından benzerlikler içerir. Günümüzde bir çok işverenin istekleri arasında Unix bilgisinin olması yer almaktadır. Eğer Linux mantığını anlar ve komutlarını rahatlıkla kullanabilirseniz sizin de bir Unix bilginiz vardır demektir. Hatta bazı komutlar IBM AIX ile bile aynıdır. Bu yüzden Linux en çok tercih edilen işletim sistemlerinden biridir.

Dosya Tipleri

Linux'ta 3 değişik dosya tipi vardır. Bunlar sıradan dosyalar, dizinler ve aygıt dosyalarıdır. Sıradan dosyalar çalışabilir programlardan veya datalardan oluşur. Dizinler diğer dosyaları ve dizinleri barındıran dosyalardır. Aygıt dosyaları ise tape, disk sürücüleri, CD-ROM sürücüleri, modemler, network kartları, tarayıcılar ile ilgili dosyalardır. Yani bu aygıtlara erişim bu dosyalar üzerinden olur. Hatta bilgisayarın hafızası bile bir dosya ile ifade edilir.

touch, echo, cat komutları

Birçok text editörü ile dosya yaratılabilir. Ancak bunun en basit yolu bir terminalin komut satırında

$ touch dosyam

komutunu işletmektir. Bu komut sayesinde adı dosyam olan içi boş bir dosya yaratılır. Şayet içinde birtakım yazılar olan bir dosya yaratmak istiyorsak o zaman echo komutuyla yönlendirme yapmalıyız:

$ echo içi dolu dosya

Bu komut işletilince standat çıkış olan ekrana "içi dolu dosya" yazacaktır. Tabi bu çıktıyı ekran yerine bir dosyaya yönlendirirsek o zaman içinde "içi dolu dosya" yazan bir dosya yaratılacaktır. Aşağıda bunu göreceğiz.

$ echo içi dolu dosya > dosyam

Bu komut işletilince terminal penceresinden bir görüntü alamayız, ancak dosyam isimli bir dosya yaratılmıştır ve içinde "içi dolu dosya" yazar.

Dosyaların içeriğini görmek için kullanılan birkaç komut vardır. Ayrıca bir text editörü açarak da dosyaların içeriği incelenebilir. Örneğin terminalde

$ cat dosyam

komutunu işletirsek dosyam isimli dosyanın içeriği ekrana basılır. Eğer dosyanın uzunluğu bir ekran görüntüsüne sığmayacak kadar uzunsa dosyanın sonu gelene kadar görüntü kayacaktır ve ekranda sadece son ekrana sığan satırları kalacaktır. Bunu sayfalara bölerek görüntülemek için komut satırında bazı ek komutlar yazmalıyız. Buna daha sonra değineceğim.

Dosyanın içindeki veriyi kaybetmeden üzerine ekleme yapmak için yine echo komutu kullanılabilir. Bu durumda yönlendirmeyi ( >> ) işaretini kullanarak yapmalıyız.

$ echo bu ikinci satırdır >> dosyam

Bu komuttan sonra dosyam isimli dosyanın içinde yazılanları listelersek,

$ cat dosyam

içi dolu dosya
bu ikinci satırdır
bu görüntüyle karşılaşırız.

ls komutu,

Dosyaların listelenmesi için ls komutu kullanılır. Mesela bulunduğunuz dizinde bu komutu işletin ve bulunduğunuz dizinde neler var neler yok görün.

$ ls

aylar dosyam gunler mevsimler muzik

Benim çalışma dizinimdeki dosya ve dizinler bunlar. Burada birçok dosya ve dizin olsa ve bize m ile başlayanlar lazım olsa yapmamız gereken ls komutuna parametreler ekleyerek bunu belirtmektir.

$ ls m*
mevsimler muzik

Unix'te her dizinin iki özel dosyası vardır. Bunlar .(dot) ve ..(dot-dot) dosyalarıdır. Normal olarak bu dosyalar gizlidir ve ls komutu parametresiz kullanılırsa görülemezler.

$ ls -a

. .. aylar dosyam gunler mevsimler muzik

-a parametresiyle gizli dosyalar da görülebilir. Dosya ve dizinler hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için ise bir parametreye daha gerek vardır. ls komutu -a ve -l parametreleriyle beraber kullanılırsa dosyalar hakkında geniş bilgi elde edilir. Bu ayrıntılı bilgi dosya tipi, kullanıcı izinleri, dosyanın sahibi, dosyanın grubu, dosyanın yaratılma tarihinden ibarettir. Bir örnek vermek gerekirse,

$ ls –al
-rw-r-r- 1 predator user1 2156 jul 19 1998 .
-rw-r-r- 1 predator user1 2246 jul 19 1998 ..
-rw-r-r- 1 predator user1 147 jul 19 1998 .profile
-rwxr-xr- 1 predator user1 186 jul 25 1998 aylar
-rwxrwxrwx 1 predator user1 296 jul 22 1999 dosyam

pwd, cd , cd.. komutları

Unix dosya-dizin hiyerarşisi içinde hareket ederken cd ve cd.. komutları kullanılır. Bulunan dizini öğrenmeye yarayan komut da pwd (print working directory)' dir.

$ pwd
/home/predator/deneme
$ cd..
$ pwd
/home/predator
Sanırım yukarıdakiler Linux'un dosa çok benzer bir yapıda olduğunun kanıtıdır. Ancak aralarında çok farklılıklar da vardır. Mesela dosya isimleri 255 karaktere kadar olabilir. Hatta dosya ismi olarak benim.dosyam.deneme ya da benim_deneme_dosyam verilebilir. Ancak dosyalara isim verilirken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bazı derleyiciler giriş dosyalarının bazı kurallara uygun olmasını ister. Mesela bir derleyici kendisine ilişkilendirilen dosyanın uzantısının belirli bir karakter olmasını ister. Bunları listelemek gerekirse :

Uzantı program gereklilik
.c c program dosyaları evet
.f fortran program dosyaları evet
.pl perl program dosyaları hayır
.h include dosyaları hayır
.gz gnu gzip ile sıkışmış dosya evet
.Z sıkıştırılmış dosya evet
.zip pkzip ile sıkıştırılmış dosya evet

Bu tabloya göre dosyaların karışmaması için uygun olan dosya ismini vermek oldukça mantıklı ve birçoğu gereklidir.

cp, mv, rm komutları

Dosyaları kopyalamak için kullanılan komut cp komutudur. Örnek vererek kullanımını açıklarsak :

$ ls
dosyam gunler

olduğunu varsayalım. cp komutuyla dosyam adlı dosyayı dosyam_yedek olarak aynı yere kopyalamak için

$ cp dosyam dosyam_yedek

komutu işletmek gereklidir. Kopyalamanın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmak için

$ ls
dosyam dosyam_yedek gunler

kontrolünü yapabilirsiniz. Bu yaptığımız kopyalamada hedef olarak bir dizin belirtmediğimiz için aktif dizin olan bulunduğumuz dizine kopyalama olmuştur. Dosta olduğu gibi target belirterek de kopyalama yapabiliriz. Mesela

$ cp dosyam /home/guest/temp/dosyam_yedek

komutuyla bulunulan dizindeki dosyam isimli dosyayı kök dizinden itibaren /home/guest/temp dizinine kopyaladık. Şimdi de orada olup olmadığını kontrol edelim.

$ pwd
/home/predator
$ cd /home/guest/temp
$ ls
dosyam_yedek

Kopyalama işleminde aynı anda iki dosyayı birden bir dizine kopyalayabiliriz. Mesela aşağıdaki komutla bunu gerçekleştireceğiz,

$ pwd
/home/predator
$ cp dosyam gunler /home/guest/temp

Bu komut ile dosyam ve gunler isimli iki dosya belirtilen dizine kopyalandı. Burada dikkat edilmesi gereken nokta hedef olarak bir dizinin belirtilmesidir.

Dosyaların kopyalanmasından başka ihtiyaçlar da vardır. Mesela bir dosyaya başka bir dizinin altında ihtiyaç varsa bu dosyayı gerekli dizine kopyalayıp sonra da ilk dosyayı silmektense bu dosyayı ihtiyaç olunan yere taşımaya yarayan bir komut vardır. Bu komutla istendiği taktirde yer değiştiren dosyanın ismi de değiştirilebilir. İsminden de anlaşılacağı gibi bu komut mv komutudur. Mesela uzun bir dosya ismine sahip bir dosyamız olsun. Bunun içini açıp bir satır yazı eklemek için her defasında ismini yazmaktansa buna kısacık bir isim verilebilir.

$ mv cok_uzun_dosya_ismi kısa

Yukarıdaki komutla uzun bir dosyanın yerini değiştirmeden sadece ismini değiştirdik. Bu aslında tam bir rename işlemidir. Şimdi de kısa isimli dosyayı /home/guest/temp dizini altına taşıyalım.

$ mv kısa /home/guest/temp

Ayrıca hedef dizinde de ismi farklı olmasını istersek:

$ mv kısa /home/guest/temp/kısa2

komutunu kullanabiliriz. Kısa2 yerine istediğiniz ismi verebilirsiniz.

Dosyaları silmek için rm komutu kullanılır. Bu komutu kullanırken dikkat edilmelidir. Zira windowstaki gibi bir çöp sepeti burada yoktur. Bu komutu kullanırken iki kere düşünün.

$ ls
dosyam dosya_yedek gunler
$ rm *
$ ls

Burada üç tane dosyamız vardı (artık yok. Çünkü bir joker karakter yardımıyla o dizinde bulunan bütün dosyalar silindi. Bunları kurtarmanın da bir yolu yoktur.

mkdir, rmdir komutları

Dizin oluşturmak için kullanılan komut mkdir komutudur. Bir komutta bir dizin oluşturulduğu gibi birden fazla dizin de bir komut ile oluşturulabilir. Mesela bulunulan dizinde 1 isimli bir dizin oluşturalım:

$ mkdir 1

Bulunulan dizinde iki tane dizin oluşturmak için se yine aynı komutu dizin isimlerini birbirinden ayrı yazarak oluşturabiliriz.

$ mkdir usr1 usr2

Eğer oluşturulan dizinlerin birbirinin içinde yani iç içe olmasını istiyorsak bunu bir parametreyle komuta belirtmeliyiz.

$ mkdir –p tmp/tmp2

Buradaki –p parametresi dizinlerin iç içe oluşturulacağının ifadesidir. Yukarıdaki komutla bulunulan dizinde tmp isimli bir dizin ve onun altında da tmp2 isimli bir dizin oluşturulmuştur.

Dizinleri silmek için rm komutu kullanılamaz. Çünkü rm sadece dosya siler. Dizinleri silmek için rmdir komutu kullanılmalıdır. Bu komutun çalışması için dizinin altındaki her şey silinmelidir. Eğer bu komut hoşunuza gitmezse , ben rm komutunu kullanmak istiyorum derseniz size bir iyilik düşünülmüş. rm komutu –r parametresiyle kullanılırsa işaret edilen dizini siler.

posted by gildorx @ 9/01/2005 05:34:00 ÖÖ, , links to this post


  • Fotoritim - Fotografya
  • Gezegen Linux - Foto Kritik
  • E-Hack Project - BlogNot
  • Debian-TR - Mürekkep Günlük
  • VBmaster - CE Turk
  • BT SoruCevap - hafif.org
  • AltıÜstü Tasarım - Zihin Kontrolü
  • FTP Linux jp - Knoppix (FTP)
  • ftp.linux.org.tr - ftp.ulak.net.tr
  • Linux iso - Linux belgeler
  • Slackware Linux - Web Dersleri
  • Linux kitaplığı - e-lapis (dergi)
  • ileri seviye - Canlı TV&Radyo
  • Linux Programlama - Bendevar
  • Gencturk - TekmeTokat
  • Anti-Pop - Sadettin - Joezombi
  • Discrepancy - No Ma'aM Show
  • Asmakilit - Taksimetre - Isim rating
  • Kedi Tasması - Ferruh Mavituna
  • HTML Kod Kontroluenderunix
  • GildorX XML - Güncel Haberler XML
  • Güvenlik XML - Teknoloji XML
  • Web XML - Yazılım XML
  • Donanım XML - Slow Radio-CherieFM
  • Internet XML - nyucel
  • Türkçe RSS ve Blog Merkezi
  • www.flickr.com
    gizliroland's photos More of gizliroland's photos

    Mail okuyarak da para kazanılabiliyormuş. Üstelik sadece size gelen maillerden değil başkalarının okuduğu maillerden de hem onlar hem siz kazanıyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey

    SüperTeklif'e üye olarak, kazanmaya başlamak SüperTeklif'e üye olarak, kazanmaya başlamak